Buğün eczanenin kapanmaması için servisten sonra taksiye binip Kıztaşı’na gittim oradan gelirkende eve tekrar taksi ile geldim ve iki taksiciyi buraya ayzayım da unutmayayım.
Birincisi olan amca kendiliğindne sohbete başladı ve bilmem 1900 tane mi ne din öğretmeni atamışlarda 30 tane fiziki öğretmeni atamışlar buna bozlulmuş amcamız, kendisine peki şimdiye kadar din eğitimi verecek olan öğretmenlerin atamasının yapılmamış olabileceğini düşündün mü diye sorduğumda , böyle giderse ordumuzu bozacaklar , düzensiz orduya geçirecekler diye bir tarafından laflar salladı ama benim gözümde bir kere yere düşmüştü zira çok önyargılı idi ve kendi kendine konuşuyordu artık benim için.
İkinci şöför abimiz benden bir 5 yaÅŸ kadar büyüktü ve o kadar hızlı gidiyordu ki beni bile geçecekti neredeyse , yollarda ara boÅŸlukları acayip deÄŸerlendiriyordu , bu abimiz gibi olsa her şöför istanbul trafiÄŸi ciddi manada rahatlardı. Kendisine ben sordum bu sefer , iyi kullanıyorsunuz arabayı , hiç hızlı gidiyor musunuz ? diye söylenen müşteri oluyor mu ? dediÄŸimde ise kapıyı gösterdiÄŸini söyledi.Şİimdi haklı mı haksız mı bilinmez ama ardından ise ÅŸunu söyledi , ” Bu saatlerde müşteri aldın aldın , yoksa bir iki saat sonra tek tek toplarız müşteriyi.”
Ekmek demiÅŸtik , aslan demiÅŸtik , mide demiÅŸtik.
Leave a reply