Osman S. Börütecene isimli arkadaşımız garip bir ardakaş, blog camiasında bu tarz kendi fikrinden olmayanlara hakaret eden kişileri görmek pek mümkün değil bu yüzden kendisini türünün blog camiasında tek örnegi olarak gösterebiliriz, hafiften ajitasyon ile ortamların ajite edilmesi ile nasıl kabaracağını iyi bilen birisi ve Türk Lirasının aşırı değerli olmasını istemeyenleri kendi blogunda kendi yazısına yaptıgı 2. yorumda kendisi gibi düşünmeyen kişilere karaktersiz demiş ki ben kendisi gibi düşünmüyorum o zaman ben karaktersizim ? ( bkz: işte ben buna gülüyorum )
Osman’ın yazdıgı kısa yazı şu kadardı;
“Anlam veremediğim bir ifade bu. Kime göre? Neye göre? Hayır ben de ekonomi okudum biliyorum, ancak beni rahatsız eden şey bu ifadenin şikayet anlamında kullanılması.
Yaşadığın ülkenin parasının aşırı değerlenmesi ne demek kardeşim? Sana aşırı geliyorsa kullanmazsın Türk Lirası olur biter. Yok ihracat ithalat diyorsan o zaman bir zahmet fiyatlarını değiştir.
Bir ülkenin insanı o ülkenin parasının değerlenmesinden neden şikayet eder? Milliyetçilerin gerekli gereksiz kullandığı bir slogan olan “ya sev ya terket” saflığındaki kelimeleri esas böylelerine sarfetmek gerekiyor.
İşin acıklı tarafı Türk Lirası aşırı değerlendi diyen her 10 kişiden 9′u milliyetçi geçinenler. Bu nasıl bir kandırıkçılıktır? “
Bunu dedikten sonra ben kendimce açıkladım ve bir arkadaş daha oradan iddalı iddalı bana hadi amarat bey madem bunu diyorsun , bu savları savunuyorsun açıkla bakalaım Amerikanya ülkesinde hçi mi ihracatçı yok, işte o arkadaşa yazmıştım bir şeyler, yazmaya başlayıp bitirince bir baktım güzel cevap yazmışım bunu kendi bloguma koymalıyım dedim , ayrıca bu konu üzerinde bir yazı yazıp Entelektuel.com a yerleştirmek istiyorum.İşte benim yorumumda bu Türk Lirasını Aşırı değerli bulanlara; (more…)
Dünyanın çeşitli ülkelerinde o ülke ile ilgili ama başka ülkeler ile ilgili olmayan çeşitli bakanlıkların kurulması bize ne kadar garip gelsede kuruldugu an bütün dünyada bir akım oluşturacak bakanlıktır.
ülkemizde bakanlıklardan geçilmezken yeni bir bakanlıgın gelmesi ile birlikte elbette buna bi,r bakan , bir sekreter, bir bakan danışmanı , o bakanlıga ait he rilde birer temsilci ve o illlere ait müdürlükler bu müdürlüklere ait sekreter , şöför, çaycı , temizlikçiler ile birlikte bir çıg gibi kamunun istihdam saglamasına vesile olacak bakanlıktır. *
bakanlıga ise bir zamanlar , havanız nasıl olursa olsun , sizin havanız güzel olsun diyen bayanın getirecegini ya da , hepinize donsuz geceler , diyen kişinin getirilmesi ile tam kıvamına oluşturacak bakanlık ilk iş olarak bürokrasinin kendi ülkemiz dışında da başka ülkelere yayılması için diğer ülkelerde iklim bakanlığı oluşturmak gibi kendisine asli bir görev edinecek ve küresel ısınmaya çözüm getirmek için elinden geleni yapacak bakanlıktır, daha sonraları asli görevini yerine getirip dünyanın bütün ülkelerinde bu bakanlık kuruldugu an ülkeler arası bakanlar birbirlerini ziyaret edip , devletin parasını seyahat için kullanacak en son olarak küresel ısınmayı düşünecek bakanlıktır.
her ilde bir kurulan müdürlükleri ile gün be gün hangi ile ne kadar yagmur yagmış , sıcaklık ağaç gölgesinde, bina gölgesinde , araba gölgesinde gibi bilimum gölge çeşitlerinde ki sıcaklıkları ölçüp ilgili web sitesinde yayıunlayacak olan bakanlıktır. ayrıntılı bilgi için ;
Devletin çok az ama öz kuruma sahip olup, trt gibi bir logosuna bir milyon dolar verilmeyecek , yirmili yaşlarda daha koyunden çıkmamış çocukların vatan millet ugruna dagda teroristler çatıştırmayıp onların verdikleir vergilerle yerlerine özel harekatcı abilerinin çatışacagı , devlet universitesi diye bir kavramın olmadıgından dolayı başörtüsü sorunun yaşanmayacagı kimi sermaye kuracagı özel universitelerde daha iyi bir egitimin verilecegi , universitelerin paralı olmasından dolayı hakikatten oraya gitmesi gereken kişilerin gitmesi sonucu universite mezunlarının toplunda hakettigi yeri alıp ciddi manada lisans egitimi almış kişilere verilecek olan ederden maaşlarını alabilecegi , saglık sisteminin özelleştirilmiş olması yuzunden özel hastanelerde insan gibi davranılıp , ciddi manada fakir kişilerin devlet tarafından bakıldıgı , ssk ve bagkur gibi sosyal güvenlik sistemlerinin olmadıgı , yatları ve katları olan kişilerin vergi kaçıramayıp şimdiki düzendeki gibi yanındaki işçiden daha az vergi beyan eden vergi mükelleflerinin olmadıgı , düşünce özgürlügünün had safhada oldugu , üçüncü dunya ülkeleri arasından ayrılmak isteyen her devletin sahiplenmeis gerektigi , parlamenter sistemin yerine başkanlık sisteminin geçerli oldugu , zorunlu askerlik egitiminin olmadıgı , fakirlerin devlet tarafından şimdiki gibi ayda üçyüz ytl verip koruyup kollamak yerine onlara insanca yaşayabilecekleri bir ortam hazırladıgı , kutsala hakaret ile vergi kaçırmanın en büyük suç addedilip inançlara eşit uzaklıkta olup laiklik denen dinin devlete karışmasından ziyade seküler sistemi benimseyip devletin dine karışmadıgı , oldugu takdirde dadından yenmeyecek olan devlet düzenidir.
İşte bu liberal devlet düzenidir, anarko kapitalizme ya da anarşizme kaçmadan biraz liberteryen olunabilir ama klasik liberalizmden kopmadan yaşanacak günlere.