Kuvvet O??nun , biz güçlüyüz
O??nun namıyla ünlüyüz,
Zirveler a?ar yürürüz,
Zorluklar asandır bize ,
Malımız yok , pek ganiyiz,
Tefekkürdür mesle?imiz
Ya-kuru irfandır bize
O bu de?ilde buradan bakınca ne kadar güçlü hissediyoruz kendimizi , ne kadar bir nane sanıyoruz kendimizi , acaba kendimizi ? Müminin firasetinden korkun ve titreyin , ?ünkü o , ALLAH??ın nuruyla nazar eder.? den kendimize bir pay mı çıkarıyoruz ve kendimize buna göre güçlü hissediyoruz , kendimizi her ?eyi yapabilecek birer varlık olarak görüyoruz , tamam kabul ediyorum insan olmak güzel bir ?ey hatta ak?am eve do?ru yürürken iki çocuk kendi aralarında varlık bilmecesine mi girmi?lerdi ne olmu?tu , kendi aralarında ?unu söylüyorlardı . + kedi mi olsam ? - kedileride satanistler yiyor. Aralarında böyle bir söz geçerken ben girmi?im bu olaya çok mu derken kendi aczimizi biliyoruz evet bizler güçsüz , aciz , gariban , fakir kimseleriz. Evet biz böyleyiz desek te gene de içimziden gene biz güçlüyüz diyebiliyoruz. Hayret.
Hani malum sözdür deveyi diken insanı ise öpen yara?ır diye , i?te burada deveye belkide batması gereken diken me?hur diken bu.İnsan ya da kendisini bu ?ekilde addeden insanlara bu deve dikenini batırmak mı gerekir illa bilmiyorum.Deve dikeninin esasında yerde olanı var bir de o nu gördüm devenin ayak tabanına bakan diken koca deveyi yere yıkar dü?ermi? , bunun misali bu ?ekilde bir diken insandan çıkamayaca?ı için laf ile belkide do?ru mudur de?il midir bilemem ama batırmak lazım.Lazım mı tam emin de?ilim ama gerekli bazen.

Kesinlikle dort duvar ile çevrili olması kendisinini ev statusune sokmaması gereken duvarların birle?iminden olu?an yapıdır.önemli olan o eve girdiginiz an kendi kalenize girdiginiz gibi hissedebileceginiz , dı?arıdaki zalim dünyada bir gün daha gecirmi? ve yuvasına donmu? muzaffer edası ile geldiginizde kalenizde sizi kar?ılayan birisinin olması gereken yuvanızdır.
Arkada?larla gezersiniz , tozarsınız , cebinizde yüzlük destelerden onlarca olur , kredi kartları limitlerinizin asgari ücretlilerin bir senede biriktirecegi parayı bir yana bırakın , onların bir senede aldıgı brut ücretin toplamından daha fazla olup , son model arabanızda istediginiz yerlere özgürce gidip , eglenebilecekken an gece vaktini ya da daha fırlama iseniz sabaha dogru herkesin kendi koyunun yolunu tutması ile birlikte kendisine ev dediginiz duvarların olu?turdugu birle?ime girip , kapıyı kendinizin açmak zorunda kaldıgınız , her daima nahtar ta?ımanız gereken , bir ho??eldin diyecek ki?inin bulunmadıgı yer de?ildir ev. tüm bunlar bir evi tanımlayamaz iken birileri içn tarla ba?ında gece su sularken kaldıkları traktorun romorkunun uzerine çekilmi? yarım bir ortu , kimileri için pancar çapalamak için geldikleri uzak diyarlarda bir çadır , kimileri için sevdigi ki?i ile birlikte yan yana ama ayrı uyku tulumlarında çimleirn üzerinde yattıkları yerlerdir.
ne güzel sözdür ” arkada?lar, ben eve gidiyorum.”
—
arkada?lar , ben eve gidiyorum..